Kurtlar Vadisi`nin Zaza`sı Ali Sürmeli Hilal TV`de Esra Elönü`nün konuğu olacak Devamını Oku »
‘ Magazin ’ Kategorisi için arşiv
Birlikte Yaşama Ödülleri Sahiplerini Buluyor
Yazan: KaRa_PuSuNis 14
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Birlikte yaşam kültürüne ve sosyal barışa katkısı olmuş kişi ve kuruluşlara ‘Birlikte Yaşama Ödüller’ veriyor Devamını Oku »
Ezel’i dün Akşam Ezip Geçen dizi
Yazan: KaRa_PuSuNis 14
Senaristinin beyin kanaması geçirmesi nedeniyle ekrana 2 hafta ara veren atv’nin gizemli dizisi Ezel, dün akşam yayınlanan yeni bölümüyle reyting şoku yaşadı ve Kanal D’deki başka diziye geçildi Devamını Oku »
Haber Ajansı
Yazan: KaRa_PuSuNis 13
Cihan Haber Ajansı (Cihan) Genel Müdürü Abdülhamit Bilici, günümüzde gelişen teknolojinin ajanslar için fırsat haline geldiğini söyledi Devamını Oku »
İstediğim yerdeyim sıra çocukta
Yazan: adminOca 12
İstediğim yerdeyim sıra çocukta
Oscarlı ünlü aktris Charlize Theron, artık anne olmakistediğini açıkladı.
Dokuz yıldır kendisi gibi oyuncu olan Stuart Townsend’le birlikte olan ünlü yıldız, “Kariyerimde istediğim noktaya geldim. Şimdi sıra anne olmakta. Nişanlım da bu konuda benimle hem fikir” şeklinde konuştu.
Aşkı baba korkusu inkar ettirdi
Yazan: adminOca 12
Ebru Şam, Kıvanç Tatlıtuğ ile adı aşk dedikodularına karışınca büyük panik yaşadı.
Kıvanç Tatlıtuğ’u tanımıyorum bile
Almanya’da yaşayan ve Türkiye’ye gelirken babası Özcan Şam’ın, “Türkiye’de yaşamana izin veririm ama hakkında hiçbir dedikodu çıkmayacak” uyarısınıalan Şam, babasına yılbaşı gecesini teyzesinde geçireceğini söyledi. Oysa Şam, yılbaşı gecesi manken arkadaşı Senem Kuyucuoğlu ile birlikte bir ev partisindeydi. Şam, Kıvanç Tatlıtuğ’un evinin üst katındagerçekleşen partide Tatlıtuğ ile tanıştı. Birbirlerini henüz tanıma aşamasında olan çift, ilişkilerini şimdilik gizliyor. Bu gizlilikte Şam’ın baba korkusunun yanı sıra, Tatlıtuğ’un “Sonuna kadar inkar edeceksin, kimseyle bir şey konuşmayacaksın” sözleri de etkili.
Burak Kut’un acılı günü
Yazan: adminOca 12
Burak Kut’un Yalova’da yaşayan amcası 45 yaşındaki Gürsel Kut tedavi gördüğü hastanede dün yaşamını yitirdi.
TRT’deki program çekimleri sırasında ölüm haberini alan şarkıcı, amcasının cenaze törenine katıldı. Beyin damarlarındaki tıkanıklık nedeniyle Yalova Devlet Hastanesi’nde tedavi gören ve yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitiren şarkıcı Burak Kut’un amcası Gürsel Kut, Yalova’da bugün toprağa verildi. TRT’deki program çekimleri sırasında amcasının ölüm haberini alan Burak Kut, Yalova’ya geldi. Üzüntülü olduğu gözlenen Burak Kut, amcasının tabutu başında taziyeleri kabul etti. Gürsel Kut’un cenazesi, Yalova Merkez Camii’nde ikindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından gözyaşları içinde Yalova Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Rober Hatemo donma tehlikesi
Yazan: adminOca 12
Rober Hatemo ilk klibini kutup ülkesi İzlanda’da çektirdi.
Sıcaklığın – 20 leri bulduğu ülkede çok zor koşullarda çekim yapan ekip, yer yer donma tehlikesi ve beraberinde birçok ölüm tehlikesi atlatarak, klip çekimini tamamladı. Senaryo gereği Vatnajokull Buzulunda binlerce metrekare buzulun üstünde siyah bir smokin, beyaz bir gömlek ve siyah bir papyondan oluşan yepyeni kostüm imajıyla yer alan Rober Hatemo hiçbir zorluğa aldırış etmeden klibe 3 gün saatlerce devam etti.
dj akman konserleri yakında
Yazan: adminOca 3
yerel bir gazetede dj akman konserlerinin 12 ocak’da başlayacağı açıklandı ilk olarak istanbul’un ilçesi sultangazide sahneye çıkıcak olan dj akman yeni rap şarkıları ile sizlerle olacak
Yayın: YRLH
Aşık olunca dengem bozulur
Yazan: adminOca 3
Rock müziğin sevilen ismi Şebnem Ferah, yeni albümünü ve aşkı anlattı..
Şebnem Ferah (38), rockdünyasının tartışmasız starlarından. Kimilerine göre modern zaman ozanı, kimilerine göre sert aşk şarkılarının en iyi anlatıcısı. Hayranları tam 4.5 yıldır ondan yeni şarkılar bekliyordu. Yeni albümü “Benim Adım Orman”ı çıkardı. Albümü anlamak ve sindirmek için birkaç kez dinlemenizde fayda var. Sözler yine vuruyor. Bazıları, “kaybeden kadın” temalı şarkı sözlerini ve albümün sound’unu eleştiriyor. Şebnem Ferah, şarkılarını ve müziğini anlattı, kendisine yapılan eleştirileri içtenlikle yanıtladı.
Yeni albüm için neden 4.5 yıl beklediniz?
- Dışarıdan bakıldığında çok uzun süre ara vermiş gibi gözüküyorum. Ama bu süre içinde konserler verdim ve bir performans DVD’si çıkardım. Senfoni orkestrası da işin içinde olunca DVD çok zamanımı aldı. 2008 yazında da biraz dinlendim.
Şarkı sözlerinde tüm çıplaklığınızla mı var mısınız? Yoksa görmemizi istediğiniz kadarı mı var?
- Şarkılarımda samimiyet olması için yaşadıklarımı törpülemiyorum. İçimden gürül gürül çıkan duyguları, şarkı sözleri haline getiriyorum. Tabii kendi süzgecimden geçirerek çevremdekilerin yaşadıklarını da anlattığım oluyor.
Şarkılarınızda genelde mutsuz ve kaybeden bir kadın portresi çiziyosunuz. Öyle misiniz?
- Yok. Her zaman mutsuz değilim. Herhangi sanatsal bir eser ortaya koymak için sahip olduğunuz duyguyu biraz abartmanız gerekir. Benim beş dakikalığına bile canımı yakan bir şeye yoğunlaşıp şarkı yapmak hoşuma gidiyor.
Bu şarkılar ilgi görüyor. Ticari düşündüğünüz eleştirileri de var…
- Böyle bir şey mümkün değil. İnsanlar ne düşünür, nasıl tanımlamalar yapar gibi sınırlandırıcı faktörlerden kendimi her zaman uzak tutuyorum. Albümlerimi tamamen duygularla yapıyorum. Bazen üst üste yalnız bir insanı, bazen âşık bir kadını anlattığım oluyor.
İSTİKLAL CADDESİ’NİN GÖRÜNMEYEN ETKİSİ BÜTÜN ŞARKILARA YANSIDI
Albümün ismi “Benim Adım Orman”. Orman gündüzleri renkli ve gizemli,geceleriyse korkutucu olabilir. Sizin içinizde nasıl bir orman var?
- Ben ormanın korunaklı kısmını kastederek bu şarkıyı yazdım. Hayatı içindeki bütün güzellikler ve korkutucu detaylarla yaşamayı kabul etmiş biriyim.
Albümdeki en konuşulan şarkı “İstiklal Caddesi Kadar” nasıl ortaya çıktı?
- Beyoğlu’nu ilk müzik yapmaya başladığım yıllardan beri çok severim. Uzun süre yurtdışında kaldığımda Taksim’de bir tur atmadan kendimi evime dönmüş gibi hissetmem. Bu sevgiyle, o ortamda beni başka türlü heyecanlandıran şeyleri bir araya getirdim. Aslında İstiklal Caddesi’nin görünmeyen etkisi bütün şarkılara yansıdı. Hayatında hiç İstanbul’a gelmemiş birilerini de heyecanlandırmak için şarkıya tramvay ve sokak seslerini ekledik.
“Biraz rakı, biraz azık, hayat belki bu demek” diyorsunuz. Size de rakı ve azık yeter mi?
- Herkesin bir yaşayış biçimi var. Hayranlıkla izlediğim bazı insanlar, hayatı çok basit, dışarıdaki faktörlerden etkilenmeden yaşıyor. Ben de sade ve saf şeylerle daha mutlu olabiliyorum. Aslında hepimizin günün sonunda böyle şeylere ihtiyacı oluyor.
Bir başka şarkınızda da “En güzel şarkımı henüz yazmadım” diyorsunuz…
- Şimdiye kadar yaptıklarımdan çok, yarına ümitle yaklaşıyorum. En güzelini daha yapmadım demek bana umut, heyecan ve yarınlar için sebep veriyor.
Rock müzik dendiğinde politik bir duruş akla geliyor. Sizin şarkılarınızda politik tavırlar yok. Bu özel bir tercih mi?
- İyi politika için iyi politikacılar, iyi müzik için iyi müzisyenler gerekir. Politikadan uzak yaşamıyorum ama çok da sevmiyorum. İstesem tabii politik bir şarkı yazarım ama bu benim yöntemim değil. Bence dünya politikayla değil insanlıkla kurtulacak.
ŞAPKADAN TAVŞAN ÇIKARIR GİBİ MÜZİK YAPMIYORUM
Yeni şarkılarınızın, daha önceki şarkıların farklı versiyonları olduğu eleştirisine katılıyor musunuz?
- Hayır. Zaten her albümümden sonra farklı kesimlerden eleştiriler gelir. Herkesin kendi fikridir. Albümün beğenilmesi de beğenilmemesi de ihtimaller dahilinde. Ama ben sürekli aynı şarkıyı söylediğimi hissetsem, her sene albüm çıkarırım. Daha da parlak bir hayatım olur.
Peki bu albümde rock müzik adına nasıl bir yenilik var?
- Benim müzik yapış şeklim, şapkadan tavşan çıkarmaya benzemiyor. Yani şaşırtıcı değil. Ben her zaman iyi şarkıların kalıcı olduğunu ve iyi şarkının da güçlü ifadeden geçtiğini anlatmaya çalışıyorum. Gençliğimden beri de beğendiğim şarkılarda şaşırmayı değil müziğin ifade gücünü hayranlıkla dinlemeyi seviyorum.
Hayran kitleniz sadık ve çok geniş… Ancak gelen eleştiriler sizi kızdırır mı?
- Normal karşılıyorum. Benim şarkı söyleyiş biçimim boyumun 1.55 olması kadar net. Bu saatten sonra ne birileri istediği için şarkı söyleme tarzımı değiştiririm, ne de bu çabaya girerim. Gırtlağımın her boğumundan kalbimle bağlantısı olduğunu düşündüğüm sesleri çıkarmaya çalışıyorum.
ZOR ÂŞIK OLURUM VE VÜCUDUMDAN AYRILIK HALLERİNİ ZOR ATARIM
Yıllar önce bir röportajınızda “Ünlü olmaya tam olarak adapte olamadım” demişsiniz. Hâlâ aynı durumda mısınız?
- Hiçbir zaman olacağımı zannetmiyorum. Müziği meslek edinmek, karşınıza başka sonuçlar çıkartıyor. Bunlarla çok barışık olduğumu söyleyemem. Bu yüzden daha sakin ve doğal bir hayat sürmeye çalışıyorum.
Aşk hayatınızda mantığınız ön planda mıdır?
- Hiç değildir. Gündelik hayatta olaylara çok mantıklı ve analitik yaklaşırım. Konu aşk olursa bütün dengelerim bozulur. Belki bu yüzden şarkı yazabiliyorum.
Çok sık âşık olur musunuz?
- Hayır. Bence insan iki veya üç kere yoğun aşk yaşayabilir. Ben de hem zor âşık olur hem de vücut sistemimden ayrılık hallerini zor atarım.
Hayatınıza giren erkekler size bir şeyler öğretir mi?
- Tabii. Bu tip konularda sünger gibiyimdir. Mesela, çok aceleci biriydim. Daha serinkanlı ve sabırlı olmayı öğrendim.
MÜZİSYEN OLMAKTAN ÇIKARSINIZ
Yeni albümün altyapıları diğer albümlerimden daha yumuşak değil. Zaten yumuşak bir albüm yaptığımda dinleyicilerin bazıları sert şeyler bekliyor. Sert albüm hazırladığımda “Neden daha yumuşak olmadı” diyor. Beklentiler dahilinde albüm hazırlarsanız müzisyen olmaktan çıkarsınız.
ŞARKILAR DOMİNO TAŞI GİBİ
İnsan hayatında kendisinin çok da önemli olmadığını, hayatta çok daha önemli şeylerin olduğunu fark ediyor. Bu da şarkı sözlerine ve müziğe yansıyor. Bu albümde hikâyeler geçmiş albümlerime göre daha farklı. Sıkça kendimden değil başkalarından bahsettiğim şarkılar var. Ve bütün şarkılar domino taşları gibi birbirine bağlı. Birini algıladığınız zaman diğer şarkıyı da algılayacaksınız.